Hayat Her Yaşta Güzeldir!

Önce çığlık çığlığa bir haykırış ile merhaba deriz yeni dünyamıza… Evimize alıştıktan sonra sıra tatlı keşiflerde; her şey ne kadar da büyük. Akrep yelkovanı kovalarken, emekleyerek hedefe ulaşmanın da heyecanı bir başka hani. Zaman akıp, sular yolunu bulunca; doğum ve veda, göz kırpma kısalığında kalınca şöyle bir geçmişe bakıyor insan; “neler geldi, neler geçti…”

yaslilar-gunu1

Bu yazımızda geçenlere bir sünger çekmek; gelenlere farklı bir bakış açısı sunmak istedik. Yaş almaktan korkar mısınız bilemiyoruz ancak aşağıdaki cümleleri yavaş yavaş paragraflarınıza serper olduysanız sıkı durun; büyüyorsunuz! 🙂

Vaka 1 / “Açsındır aç. Gençsin yakarsın, ye!”

Doymak nedir bilmez, anlamaz. Karşısındaki hep açtır. Toksa bile açtır. Hele eve misafir gelmişse, boşuna gelmemiştir; yok yok kesin açtır!

Vaka 2 / “Sırtlarına bir şey giy ayaz var!”

Yoksa bile vardır. Sırtlar (!) hep üşümeye meyillidir; yaz sıcağı, sonbahar rüzgârı fark etmez. Hastalığa davetiye çıkarmaya hacet yok!

Vaka 3 / “Ayacıkların üşür, çorap giy!”

Ayacıklar üşürse, karıncığımız ağrır. Bu yüzden hep sıcak tutmalı. Çorap giyme konusundaki ölümcül ısrar, devamında örülen renkli patiklerle devam eder.

Vaka 4 / “Neredesin?”

Bu soru günlük yaşantımızda sık sık çoğalsa da konu ‘büyüme’ olunca soru aralıkları da aynı oranda kısalır. Son zamanlarda özellikle aile bireylerinize sık sık ‘Neredesin?” sorularını bol telaşlı tınılarla soruyorsanız, işler biraz değişiyor olabilir.

Vaka 5 / “Benim zamanımda…”

Zaman aralığı pek belli değildir; işe gelişe göre değişir. Örneğin kırgınsa “Benim zamanımda büyüğe saygı bir başkaydı…” ile şekillenirken, şaşkınsa “Benim zamanımda yoktu…” olarak dillenebilir. Konunun ehemmiyet, “onun zamanı”na göre şekillenir yani…

Vaka 6 / “Nerede o eski…”

Bakın yine karşımıza bir ‘nerede’ çıktı. Sıradaki ‘nerede’miz tüm eskiyi özleyenlere gelsin o zaman. Bayram olur, seyran olur, evvel zaman olur, kalbur zaman olur. Eskiler hep özlenir, hep en güzeldir, hep en özeldir.

Vaka 7 / “Anne olunca anlarsın!”

Anlaşılır da… Annelere olan isyanın patlak verdiği ergenlik dönemlerinde, dillere pelesenk olan bu cümleyi sık sık çocuğunuz için kullanır olduysanız, Yaş Almışlar Kervanı’na hoş gelmişsiniz, sefalar getirmişsiniz…

Vakalar stabil, hayatlar mukabil… Gün gelip rüzgâr ekip fırtına biçtiğimiz; gün gelip sevdiklerimize bir tatlı huzur almaya gittiğimiz şu fani dünyada, büyüklerimizin pamuk ellerinden sevgiyle öpmek boynumuzun borcu…

Yüzünüzdeki her çizginin, mutluluğa ait küçük bir anı olmasını dileriz. Dünya Yaşlılar Günü’nüz kutlu olsun!