Kardeş Kardeşi Kıskanıyorsa…

Kıskançlık için bir nevi “duygu kıskaçlığı” diyebilir miyiz? Yoğun duygularla bağlı olduğumuz insana karşı, sevgimizi kıskaçlama hali. Kıskançlık öyle yoğun bir duygu ki yaş ve zaman tanımıyor; yediden yetmişe herkesi etkisi altına alabiliyor. Bu sayımızda, yetişkin değil minik kıskançlıkları ele alacağız; kardeş ile başlayalım mı? Kardeş kardeşi neden kıskanır, eğilelim bu konuya…
kardeş_kıskançlığıKardeş kıskançlığı üzüntü, öfke, nefret ve hatta intikam alma gibi sert düşüncelerin yanı sıra sevgi, koruma ve “ait hissetme isteği” gibi masum duyguların güzel bir harmanı. Eve gelen ikinci kardeş ile, sahip olduğu her şeyi kaybedeceği -ki bunların başında oyuncaklar gelebilir- ve anne / babasının artık onu eskisi kadar sevmeyeceği hissine kapılan çocuk için zor bir süreç belki de. Kardeşini kıskanan çocuğun daha önce edindiği davranışlarda gerileme, alt ıslatma ve zaman zaman parmak emme gibi bebeksi davranışları olabilir. Amaç, ebeveyninin dikkatini çekmek ve “yeni gelen”i unutturmak elbette. Bu dönemde huzursuz, öfkeli ve saldırgan tavırlar sergileme, evden kaçma ve okula karşı isteksizlik gibi problemler de sık görülür. Bu bir süreç elbette ancak bu süreci “az hasarlı” atlatmanın birtakım yolları var. Ebeveynin bilmesi gereken en önemli konu, çocuğu bu his ve davranışlar yüzünden suçlamamak, yargılamamak ya da cezalandırmamak. Annenin bir süre işi zor olacaktır; hamilelik, doğum ve bebeğin bakımı derken yeterli zaman bulmakta zorluk çekebilir. Bu noktada en önemli görev, babaya düşüyor. Çocukla parka gitmek, yemek saati, oyun saati gibi yaşamsal rutinlerini üstlenerek, ona “değer” yargısını hissettirmek…  Bu dönemde karşılaşılan sorunlardan biri olan bebeğe zarar verme durumunda ise aşırı tepki göstermeden net ama orta ayarda bir uyarıda bulunmak. Çocuğa bebeğin henüz çok küçük olduğu ve en ufak bir hamlede bile zarar görebileceği özenle anlatılmalı…En sık yapılan yanlışlardan biri çocuğun hala çocuk olduğunun unutulması. ”Artık sen ablasın, abisin” gibi cümleler kurup onlara fazla misyon yüklemek, sağlıklı değil; kıskançlık hissedildiğinde çocukları birbirine yakınlaştıracak ortamlar yaratılması ise en etkili çözümlerden biri.

Bunlara Dikkat!
Yaşı küçük de olsa çocuğunuza “bir kız / erkek kardeşin oluyor!” müjdesini verin. İlk etapta müjde olmasa da zamanla olacaktır.

 

Bebeğinizi büyük çocuğunuza nasıl tanıştırdığınız, kardeş kıskançlığını önlemenin ilk adımı. Örneğin “Kardeşin sana bunu hediye etti!” diyerek ona minik bir hediye sunabilirsiniz.

 

Bebekler hakkında konuşabilirsiniz; örneğin bir erkek ya da kız kardeş sahibi olmanın ne kadar güzel bir şey olduğuna dair cümleler kurabilirsiniz.

 

Çocuğunuzun, kardeşini hastanede ziyaret etmesine izin verin, unutmayın, ilk tanışma çok kıymetli.

Bebeğe aşırı sevgi gösterisinde bulunup daha sonra bebeği bırakıp aynı davranışı çocuğunuza sergilemeyin ki “özel” olduğunu hissetsin.

 

Çocuğunuzun yaşantısını bebeğe endekslemeyin. En keyifli anında “Sessiz ol, kardeşin uyuyor” gibi bir cümle hevesini kırabilir.

 

Bebeğe adı ile hitap etmek çok mühim. Çocuğunuzun, bebeğin artık o evde yaşayan biri olduğunu kabul etmesi gerekir.

 

Bebeğin gelişi ile birlikte çocuğunuzu kreşe veya okula başlatmayın. Bu durumun “kardeş kıskançlığı”nı tetiklediğini unutmayın!

 

Bebeği kıskanmasın diye çocuğunuza aşırı ilgili veya dikkat çekici şekilde hoşgörülü davranmayın. Kurallarınızda yapacağınız esneklikler, ileride zorlanmanıza neden olabilir.

Bebeğiniz hakkındaki seçimlerinize ortak olmasını, fikir vermesini sağlayın. Bebeğin ilk kıyafetlerini, ilk battaniyesini onunla birlikte seçmek hoş olmaz mı?

Çocuğunuz hakkında merak ettiğiniz tüm sorulara MigrosTV cevap verdi! Hemen tıklayın!