Bayram Tatili Sonrası İşe Dönme Kâbusu Yaşayan Mutlaka Okusun!

Deniz, kum, güneş; mail, toplantı, trafiğe karşı!

Evet, konu biraz hüzünlü… “Ya ya ye coco jambo ya ya ye” diye haykırdığımız, tatilin resmi olarak 3 ay sürdüğü, her gün geç uyandığımız, sabahlara kadar oyun oynadığımız günler 10’lu yaşlarımızın mazisine ne ara gömüldü anlayamadık açıkçası. Daha dün annemizin kollarında uyurken, çiçekli bahçemizin yollarında yürürken; metrobüs, toplantı, mail ne ara girdi hayatımıza o konu da tam bir muamma. Bildiğimiz şu ki ‘biz büyüdük’. Hal böyle olunca tek soluklu tatiller de atmak zorunda kaldık koca bir kışın yorgunluğunu. Buna bayramlar da dahil… Bayramda şöyle yaparız, böyle yaparız derken bir bakmışız takvimlerimizin arasından kayıp gidivermiş zaman.  Bin bir dereden getirilen sularla alınan izinlerin göz açıp kapayıncaya kadar bitmesi de işin başka biz hüzün halkası. Peki, tamam;
iş zamanı! Bedenimiz işe hazır peki ya ruhumuz ne âlemde?

1- Dönüşü iyi planlamalı!

Çoğumuz tatilin son günlerini verimli geçirmek ister ve hatta dönüşü öyle bir planlar ki neredeyse ayağının kumu ile işe gider! Kumlu ayakların çok da iyi bir çözüm olmadığını belirtmek lazım. Pazartesi iş başı yapacaksanız, Pazar akşamından gelmektense Cumartesi gelmeyi tercih edin. Kendinize ait 1 gününüz olsun ki hem ruhen hazırlanın, hem de önden 1-2 mail kontrolü yaparak yeni haftaya daha hafif başlayın.

seyahat

2- Döner dönmez toplantı hengâmesine kapılmayın!

Evet, 1 hafta boyunca bir şeyler kaçırmış olabilirsiniz ancak bunu öğrenmenin zamanı ilk gün olmasa daha iyi olur. Uzun soluklu toplantılarınızı mümkünse 2. güne ve hatta öğleden sonraya öteleyin. Böylelikle hem işe alışmak, hem işlere adapte olmak için yeterli zamanınız olacaktır.

toplantı

3- Mail okuma sırası!

Mailleri okumaya günleri takiben başlamaktansa, gönderen ve konu başlığına göre okumanız daha avantajlı olacaktır. Böylelikle, “hallolmuş sorunlar”ı okuyarak zaman kaybetmeyip “neler olmuş”u anlayarak gününüzü şekillendirebilirsiniz.

mail okuma

4- Kendinize kısa molalar verin!

Tatilde olmanız, işlere hunharca sarılmanız anlamına gelmiyor. Daha dün denizde yüzerken, bugün e-mail havuzuna dalmanın ruhunuza olan etkilerini es geçmeyin ve minik aralarlar sık sık kendinizi ödüllendirin.

mola

5- Öncelik sıranızı belirleyin!

Biriken işlerin hengâmesi, gününüzü zorlaştırmasın. Bunun için Pazar öğleden sonra ideal bir zaman olabilir. İşlerinizi, öncelik sırasına göre düzenleyin ve not alın. Böylelikle Pazartesi sabahı, “Hangi birini yapacağım?” kaosundan kurtulmuş olursunuz.

plan

Pazartesi günleri sevilmez; tatil dönüşü ise hepten çekilmez. Bunun için  kendinizi boşuna doldurmayın ve şu 24 saatlik kritik süreci atlatmak için ruhunuza yardım edin. Pazartesi sendromunu hasarsız atlatmanın yollarını derlediğimiz şu yazımız, işinize yarayacaktır. Hem zaten ne kaldı ki şurada yeni yıl tatiline…

Sahi, yılbaşında ne yapıyorsunuz? 😉