Çantanızı Alıp Gidebileceğiniz 3 Ülke!

Masanızda size bakan “Yapılacaklar Listesi”, iş stresi, özel durum meselesi, bitmeyen trafik çilesi ve daha pek çok -si ekinden fenalık geldiyse; “Alsam başımı ve çantamı, gitsem uzak diyarlara” cümlesini çok kurar olduysanız sanırız doğru sekmedesiniz. Zira bu yazımızda sizleri harekete geçirecek bilgiler silsilesi var. Derdi tasayı burada bırakıp, tası tarağı alıp gidebileceğiniz 3 ülke seçtik ancak güzel haberi sona sakladık. Önce bir Samba yapalım, sonra Hong Kong’da mola verip güzel bir refleksoloji masajı ile şifa bulalım, Maldivler’de okyanusa dalıp “bir arkadaşa bakıp çıkalım”.  Siz valizi hazırlamaya başlayın biz de bir yandan sizin için o ülkelere ait şahaneleri seçelim. İlk durağımız Samba Cenneti Brezilya…

Neden Brezilya?

Çünkü:

1- Brezilya’nın en büyük şehri São Paulo’yu mutlaka görmelisiniz. São Paulo dünyanın en çok helikopter kullanılan şehri. Burayı diğerlerinden farklı kılan ise şehirde otomobil yerine daha çok helikopter kullanımının yaygın olması. São Paulo’da her gün trafiğe çıkan 500’den fazla helikopter var.

2- Spor meraklıları için ideal. Brezilya’da beachvolley ve el kullanılmadan oynanan footvolley çok seviliyor. Sahil kenarında göreceğiniz en ilginç etkinliklerden biri ip cambazlığı. Spor ile ilgili çok ender bulunan malzemeler cenneti de diyebiliriz. Görünüşlerine çok önem verdikleri için spor onların vazgeçilmezi.

3- Rio de Janeiro.  Lakabı ‘harika şehir’. Aklınıza ilk gelen karnaval olsa da aslında bu şehri özel kılan en önemli konulardan biri de “Cristo Redentor” yani Hz. İsa heykeli. Bu dev heykel 39,6 metre ile dünyanın en büyük 4. heykeli. Corcovado Tepesi’nde yer alan heykeli görünce tüyler ürperten bir büyüye kapılmanız an meselesi… Brezilya demişken Samba’yı da unutmayalım. Kıvrak figürler eşliğinde çılgın bir dans deneyimi yaşamak istiyorsanız, doğru adrestesiniz!

4- Elbette Amazonlar! Maceraperestler için biçilmiş kaftan; geçit vermeyen ormanlık alanlar, çamur gibi akan nehirler, eşsiz bir doğa. Tüm bunların yanı sıra, Türkiye’de yetişmeyen ve ithal de edilmeyen 16 farklı meyve çeşidinin de anavatanı. Bu meyvelerin tadını ve gördüğünüz manzarayı uzun süre unutamayacaksınız.

5- Foz do Iguaco. şelaleleri ile meşhur olan Parana eyaletine bağlı bir şehir. Niagara’dan sonra dünyadaki ikinci büyük şelalesi olmasına rağmen, Niagara Şelalesi’nden tam 3 kat daha büyük. Öyle ki, First Lady Bayan Roosevelt, Iguaco Şelalesi’ni gördüğünde “Poor Niagara!” (Zavallı Niagara!) dediği söylenir. Bu dev şelale, görülmeyi sizce de hak etmiyor mu?

 

Brezilya’ya özgü enfes bir tarifi evinizde uygulamak ister miydiniz? O zaman buyurun buraya: http://migrostv.migros.com.tr/brezilya-icli-koftesi-coxinha-tarifi/

dünya seyahati
Neden Hong Kong?

Çünkü:

1- Victoria Peak. Yani Victoria zirvesi. Her zirve gibi, Victoria zirvesi de adeta doğanın bir mucizesi. Bu eşsiz manzaraya ulaşmak bile ayrı bir keyif. Yapmanız gereken tramvaya binip sadece 7 dakikada veya yoldan yürüyerek birkaç saatte zirveye ulaşmak. Gerisi ise tam bir “seyir zirvesi”.

2- Abardeen Fishing Village. Bu bölge şehrin gerisinde kalmış; hala balıkçılıkla uğraşan bir kasaba. Kasabayı özel kılan ise tekne turu. Bu bölgeye gidecekseniz mutlaka uğramanız gereken “Jumbo” isimli dev bir yüzen restoran. Öyle ki burada yemek yemek adeta bir turistik faaliyet…

3- Stanley Market. “Stanley Market” hediyelik eşya satan mağazalardan, kıyafet satan mağazalara kadar birçok tasarımın yer aldığı karışık bir açık pazar. Özellikle yağlı boya tablolar ve el yapımı değişik sanat eserleri dudak uçuklatıyor. Abardeen Fishing Village’e yolunuz düşerse mutlaka burayı da ziyaret edin.

4- Avenue Stars. Hollywood’daki gibi Uzakdoğulu yıldızlara ayrılmış ve her bir sanatçı için bulvara bir metal yıldız yerleştirmiş bir bulvar. Bunlardan en ilgi çekeni ve herkesin fotoğraf çektirdiği “Bruce Lee”. Yolunuz Hong Kong’a düşerse, bir kenara not edin.

5- Refleksoloji masajı. Yol ve hatta hayat yorgunluğunuzu atabileceğiniz efsane bir masaj, şahane tekniklerle harmanlanıyor ve ortaya inanılmaz bir rahatlama sunuyor. Tatil, dinlenme, huzur üçgeninden ayrılmak istemiyorsanız, Hong Kong iyi bir seçim olabilir gibi duruyor.

hong kong
Neden Maldivler?

Çünkü:

1- Sözün bittiği yer. Organik kumlar, masmavi sular, ıssız adanın küçük koyları ve elbette balayı cenneti.

2- Mercanlı su dünyası. Su altını, üstünden daha çok seviyorsanız sizin ilacınız Maldivler. Her yıl binlerce turistin akın ettiği Maldivler, dünyanın en iyi dalış noktalarından biri.

3- Maldivler’de yıl boyunca sıcaklık hep aynı. Yani sizi bekleyen sürpriz bir iklim yok. Sıcak bir ortamda taze sıkılmış tropikal meyve suyunuzu yudumlamak istiyorsanız, Maldivler tam size göre!

4- Balık tutmak için ideal. Barracuda ve Red Snapper gibi balıkların oltanıza takılması an meselesi. En az dalmak kadar, balık avlamak da hobileriniz arasında ise tek adresiniz Maldivler diyebiliriz.

5- Teknolojiden uzak bir hayatın nasıl olacağını merak ediyorsanız, yerlilerin yaşadığı adaları ziyaret edebilir, teknoloji esiri olmadan tamamen doğal ortamda ve şartlarda yaşamanın dayanılmaz doğallığına kapılabilirsiniz.

İşin güzel yanını sona sakladığımızı söylemiştik. Bu ülkelere gitmek için vize almanıza gerek yok! İhtiyacınız olan tek şey, valizinize birkaç parça almak ve kendinizi dünyanın kollarına bırakmak…

maldivler

 

Fotoğraflar sanırız pek çok şeyi anlatıyor; şimdi bir de Money Club Kart’ı dinleyin! Migros’tan Money Club Yat Kart sahiplerine sürpriz! Money Club Yat Kart sahipleri, 15 Nisan – 31 Ekim 2014 tarihleri arasında Migros, Tansaş, 5M Migros, Macrocenter ya da Sanal Market mağazalarında aylık toplam 600TL ve üzeri alışverişlerde, alışverişlerinin %10’u değerinde Money kazanacaklardır. Peki, ama nasıl? Detaylı bilgi için tıklayın!