9 Adımda Mutlu Olmaya Var mısınız?

Zihin öyle bir harita ki… Bazen çok haklı yere mutsuz olurken bazen durduk yere neşe, zihin topraklarımızı terk edebiliyor. Mutsuzluğu belirli kalıplara sokup “Üzgünüm çünkü…”lü cümleler kurarak, mutsuzluğa kılıf uydurmak zorunda kalabiliyoruz. Oysa bazen havadaki gereksiz bulutlar ya da kalbinize fırlatılan ‘acı oklar’ da mutsuzluk merdiveninizin bir basamağını oluşturabiliyor.

İnsanın gönlünün yazı var, kışı var…

Görünen o ki siz bu aralar kış tarafının sert poyrazları ile savaşıyorsunuz. Merak etmeyin, size çok güçlü şemsiyeler vereceğiz. Dışarıda fırtına kıyamet kopsa dahi, o şemsiyeler sizi koruyacaktır. Son zamanlarda sadece mutsuzluğunuzu ve nedenlerini düşünüyorsunuz. Gelin bu düşüncelere bir virgül koyalım ve unuttuklarınızı hatırlayalım. 9 adımda mutlu olmaya var mısınız?

mutlu olmak

1- Gülümse!

Her sabah evden çıkmadan önce aynanın karşısına geçin ve kendinize içten bir şekilde gülümseyin. Gözünüzdeki son kareniz gülümseyen gözleriniz olsun. Çünkü çoğu insana göre bir gülümseme, bin dert örter! Bi’deneyin, yüzünüze mi yapışacak? Aslında yapışsa ne de iyi olur! 🙂

2- Yeni Bir Şeyler Dene!

Uzun zamandır yapmayı düşündüğünüz ancak bir türlü yapamadığınız ‘o’ şeyi yapmanın tam zamanı! Mesela küçükken kendinizi rüzgârına bıraktığınız uçurtmalar… Hafta sonu hava güzelse, yaşınızı ve konumunuzu bir kenara bırakıp o eski günlere dönmeye ne dersiniz? O yıllardaki hobilerinizi tekrarlamak size iyi gelecek. Uçurtma ile ilgili merak ettiğiniz her şey burada sizi bekliyor. Eğlenceleriniz, hayal gücünüzle sınırlı…

mutluluk

3- Öğren!

Öğrenmek, kendinizi geliştirmek size iyi gelecektir. Uzun zamandır kafanızda dönen “nasıl”ları araştırmanın tam zamanı. Mesela kendinize yeni ama farklı bir aktivite edinseniz? Onun heyecanı ile güne başlamak, yeni bir şeyler öğrenmek ruhunuza mutluluk verecektir. Ata binmekle aranız nasıl mesela, hiç binmeyi düşündünüz mü? Gelin bu hafta sonu aktiviteniz, sevimli hayvan dostlarımız ile olsun. Üstelik ata binmenin sağlığınıza faydalarını duyunca çok şaşıracaksınız!

4- Spor, ama sıkıcı değil!

Spor yapmak, kan ter içinde o banttan bu banda koşturmak her zaman pek de iç açıcı olmayabilir. Biz deriz ki sporu eğlenceli hale getirin. Mesela kilo vermenin eğlenceli yollarından biri olan zumba ile tanışın! Hem eğlenin hem kilo verin. Dahası ‘çaktırmadan’ spor yapmanın keyfine varın!

spor yapmak

5- Haftanın 1 günü sürpriz!

Yemekle aranız nasıl bilmiyoruz ancak arası fazla iyi olup hayatı boyunca ‘fazla’larla fazla mücadele edenlerdenseniz, diyete 1 gün makul ölçüde ara verin. O günü kendinize ayırın ve sevdiğiniz aperatifler hazırlayın. Mutlu olmak için önce içinizi mutlu edin, ruhunuzu ilerleyen zamanlarda düşünürüz. Sürpriz tatlı tarifi için görselin üzerine tıklayın!

kek tarifleri

6- Korkularla yüzleş!

İkimiz de biliyoruz ki o korkuların ecele hiç faydası yok. Peki, o halde neden kendimize yük edinelim? İlk adım korkularla yüzleşme. İsterseniz yazarak da ilerleyebilirsiniz. Korkularınızı sebepleri ile bir kâğıda yazın, yazdıkça arının. En sonunda da o kâğıdı yakın, inanarak, güvenerek ve -mış gibi yaparak değil; gönülden vedalaşın. En azından deneyin. Mutluluk gelen yerden korkuyu esirgemeyin!

korkular fobiler

7- Hayır demeyi öğren!

Sizi mutsuz eden kararların ya da durumların temelinde ‘hayır’ diyemiyor olmanızın payı olabilir. İyi kalplisiniz, herkese yardım ediyorsunuz tamam. Ancak bazı noktalarda ‘hayır’ demeyi alışkanlık haline getirin ki gün sonunda mutsuz olan siz olmayın.

8- Birilerini bağışla!

Kırgınlıklarınız olmuş olabilir, çok kırmış belki  de çok kırılmışsınızdır. Gelin bugün onları ve yaşananları bağışlayalım. Üzerimizdeki yüklerden ‘affederek’ kurtulalım. Bu da mutluluğun sondan bir önceki basamağı olsun…

9- Önce kendini sev!

Ve işte geldik son basamağa… Kendiyle barışık olan insan dünyayla barışıktır. Önce kendinizi sevin, değer  bilin, kıymet artırın. Devamını zaten evren karşınıza çıkaracaktır. Siz kendinizi severek başlayın, sonrasını akışına bırakın…

sevgi

Mutsuzluğun pelesenk olduğu dillerden ‘mutlu‘ hecesini alın -suz kısmını bırakın. İhtiyacınız olan tek şey inanmak. Çünkü inanmak, başarmanın yarısı; mutlu olmanın anahtarıdır.

Yarın güzel bir gün olacak, söz! 😉