O Eski Ramazanlar… 5 Eski Ramazan Geleneği

Hep söyler dururuz, değişen dünya düzeni ile birlikte birçok şeyin eski tadı yok artık. Yemeklerin tadından, şehirlerin güzelliğine kadar her şeyi eleştirip duruyoruz; ama en çok da Ramazan’ları!

Nerede o eski Ramazan’laaaar, Karagöz ve Hacivat’lar, macun şekerleri ve daha birçok şey. Şimdiki neslin çoğu bu kelimelere bile yabancı. O halde gelin biraz nostalji yapıp o günlere gidelim, yabancı olanlara tanıştırıp tanıdık olanlara hatırlatalım. İşte 5 eski Ramazan geleneği.

1. Direklerarası Eğlenceleri Yapılırdı

Ramazan Ayı; eski zamanlarda dini bir görevin dışında, eğlenceli aktiviteler sebebiydi. İftardan sonra sahura kadar sokaklarda gezilir, birçok eğlence düzenlenirdi. Şimdilerin festivalleri, eskinin direklerarası eğlenceleriydi bile denebilir. Özellikle İstanbul’daki eğlence adresi Şehzadebaşı’ndaki Direklerarasıydı. Burada meddahlar tüm hünerlerini gösterir, gölge oyunları ve orta oyunları sayesinde halk, keyifli zamanlar geçirirdi.

ramazan_davulcusu

2. Diş Kirası Verilirdi

İftar vakitlerinde eksiksiz sofralar hazırlanır daha sonra evlerin kapısı açık bırakılırdı. Kapısı açık evlerin önünden geçenler dilediği gibi eve girer tanrı misafiri sayılırdı. Eksiksiz sofrada orucunu açar ve karnını doyururdu. Hoş sohbetler, yeni tanışmalar sosyal medya ile değil bu tip geleneklerle sağlanırdı desek pek de haksız sayılmayız.

Yemek sonrasında ev sahibi, tanrı misafirine bir sevap işlemesine katkıda bulunduğu için teşekkür niteliğinde “diş kirası” adı altında altın, gümüş gibi hediyeler verirdi. Böylece bir iftar sofrası ile herkes mutlu olurdu. Diş kirası geleneği şimdilerde büyük ölçüde unutulmuş olsa da hâlâ bazı yörelerde varlığını sürdürmeye çalışmaktadır.

ramazan

3. Pişi Dağıtılırdı

Un, su, tuz ile hazırlanıp yağda kızartılan pişi; sahur için tepsilerce hazırlanır ve mahalleliye özellikle de Ramazan davulcularına dağıtılırdı. Böylece haneye mutluluk ve bereket geleceğine inanılırdı.

hamur-kizartmasi

4. Borçlar Ödenirdi

Ramazan Ayı’nda dönemin varlıklı kişileri bakkal ziyaretleri yapardı. Bu ziyaretlerde bakkal sahibinden veresiye (zimem) defterini ister, borcu olan bir kişiyi rastgele seçer ve tüm borcunu öderdi. Borcu ödeyen ve borcu ödenen kişi birbirini tanımazdı.; yani eskilerde sağ elin verdiğini sol elin duymadığı iyilikler yapılırdı.

ramazan-gelenekleri

5. Çocuklar Oruca Teşvik Edilirdi

İlk kez oruç tutacak çocuklara genelde sevdikleri yiyeceklerden hediyeler hazırlanırdı. “Çocuk orucu” ya da “Tekne orucu” denen oruçlar ile akşama kadar dayanamayan çocukların öğle ezanı ile oruçları açtırılırdı.

ramazan-serbeti

6. Teravih Şerbeti

Kurulan vakıflar tarafından Ramazan Ayı gecelerinde halka lezzetli şerbetler dağıtılırdı. Ramazan Ayı, yaz mevsimine denk gelmişse şerbetin içerisine buz eklenirdi.

Aslında eskiye dair Ramazan’ların en önem özelliği, insanlar arasında daha çok birlik ve beraberlik olmasıydı. Müslüman, Yahudi, Rum gibi ayrımlar yapılmadan beraber yenilip içilir, eğlenilirdi. Bunun hâlâ mümkün olduğunu unutmadığınız nice Ramazan Ay’ları dileriz.