Hayaldi, Gerçek Oldu! Ofiste Pazartesi Keyfi İçin 9 Öneri

Yani sağlıklı ama tadı tuzu yok gibi… Bugün canınız pek de işe gitmek istemediyse ve dahası kolunuzu bile kaldırmaya mecaliniz yoksa bu yazımıza göz verin deriz. Ofis ortamından bu aralar pek memnun olmayanlara, ‘mücadele’ etmenin yollarını sizin için sıraladık. Patron dostu olmanın 9 adımı için gözlerinizi aşağıya davet edelim.

1- Kural 1 / Patron Daima Haklıdır!

Diretmeyin, haklıdır. Peki, hakkınızı nasıl savunacaksınız? Duruma önce ‘onun gözünden’ yaklaşın; fikirlerinizi “ben olsam, bence” diye değil “siz son derece haklısınız ancak benim fikrim…” diye başlayın. Önce onu anladığınızı hissettirin, sonra kendinizi özgürce ifade edin.

calisma-hayati2

2- Kural 2 / Patron Kızar Geç Kalmayın!

Patron, geç kalan düşmanıdır. Yetişmeyen işlerde en önemli kozu “Saat kaç oldu, neredesin?”dir. Bu koza mahal vermemek için ne olursa olsun mutlaka işe vaktinde ve hatta öncesinde gidin ki ‘yetişmedi’ için daha sağlam delilleriniz olsun.

pazartesi-sendromu

3- Kural 3 / Patron Program İster!

İç dünyanızda pek de programlı olmayabilirsiniz ancak iş hayatında program şart. Ne kadar düzenli olursanız hem işleriniz hem patronunuz gülümseyecektir. Gün sonunda “Neler yaptım” raporu da onlara olan saygınızı göstermenin bir başka biçimdir.

ofis2

4- Kural 4 / Patron Öğrenir; Ne Olursa Olsun Asla Yalan Söylemeyin!

İşin yanlış olması 1 ise, yalan 1000’dir. Sonunda sağlam bir fırça yiyeceğinizi bilseniz bile asla yalan söylemeyin. Beşer şaşar, hatalar düzelir, ihmaller giderilir ancak itibar asla geri kazanılamaz.

is-hayati3

5- Kural 5 / Patron Gergin Adam Sevmez; Arada -mış Gibi Yapın!

Ofis arkadaşınızı sevmek zorunda değilsiniz fakat saygı duymak zorundasınız. Aranızdaki gerginliği mümkün mertebe patrona çaktırmayın çünkü eğer çakarsa kurcalayacaktır ve bunu hisseden ofis arkadaşınız hepten gardını alacaktır.

calisma-hayati3

6- Kural 6 / Patron Bunu İster; Önce İşinizi Sevin!

Patronunuzu sevmek zorunda değilsiniz, belki de işten ayrılınca ömür boyu görmeyeceksiniz. Ancak iş, sizin altın bileziğiniz. Ya sevdiğiniz işi yapın ya sevmediğiniz işi bırakın. Çünkü mutsuzluk, gerginliği doğuracak ve her durumun günah keçisi patronunuz olacaktır.

calisma-hayati1

7- Kural 7 / Patron Övmez!

Beklemeyin boşuna. Ha deyince “Aferin” alınmaz ama bu demek değildir ki siz başarısızsınız. Eğer başarısız olsanız sanıyor musunuz 5 dakika o ofiste kalabileceksiniz? Bu nedenle o hep hayal ettiğiniz “güzel olmuş”u her yerde beklemeyin. Eğer bulduğunuz bir ofis ve patron varsa da yapışın; bu devirde yok satıyor!

is-hayati2

8- Kural 8 / Patron Samimiyetsizi Anlar!

Enteresan bir tılsım vardır patronda; samimiyetsizi gözünden tanır. Bu nedenle ne olursa olsun samimiyetinizi kaybetmeyin. Gerçekten öyle olduğunu düşündüğünüz anlarda iltifat edin, yapmacıklıktan kaçının. Zaten ofiste yapmacıklığın başka bir anlamı var da biz şimdi burada söylemeyelim 🙂

is-hayati1

9- Kural 9 / Patronu İlgilendirmez!

Özelinizi anlatmayın, bu bir samimiyet değildir çünkü. Patronunuz ne kadar babacan olursa olsun o patrondur, sınırı bilmek gerekir. Bir önceki akşam sevgilinizden ayrıldığınız için işi vaktinde teslim edememiş olmanız “vah” değil “neden?”dir patron gözünde. O sonuca bakar, samimi de olsanız sınır ihlali sıkıntı çıkarabilir bizden söylemesi…

ofis

İş yerinizde mutsuzsanız, sizi oraya zincirleyen olmadığını unutmayın. Evet, hayat gailesi ve para kazanmak lazım. Ancak her gün geri geri giden ayaklar, mutsuzluğun da tetikleyicisidir. Durun, çayınızdan bir yudum alın ve sorun; “Ben gerçekte ne istiyorum?” Yanıtını bilmek dahi bir adım, inanın…

Unutmayın!

Oyuncak zaferlerle mutlu olmaktansa, kalıcı galibiyetler uğruna biraz daha fazla çalışmak ve mücadele etmek yeğdir.

Bir gün Pazartesi ile barışmanız dileğiyle…