Pazartesi Sendromunu ‘Sonuna Kadar’ Yaşıyorsanız, Mutlaka Okuyun!

Beden yazı yaşarken, ruh kışı yaşıyorsa…

Bu aralar canınız sıkkın olabilir. Belki bir iki can sıkıcı mail, belki yolunda gitmeyen işler, belki bu arada pek de canlı olmayan aşk hayatı ya da üstesinden gelmekte zorlandığınız başka bir şey… Gönül ister ki tek bir işaret ile tüm dertlerinizden sizi kurtaralım; birlikte güleceğimiz yarınlara adım atalım. Bunu yapamasak da, bu aralar belki kelime anlamını dahi unuttuğunuz bir kavramı hatırlatarak biraz merhem olmak isteriz ruh halinize; mutluluk.

Herkesin Polyanna’sı kendine olsa da, mutlu olmanıza vesile olacağını düşündüğümüz birkaç hatırlatmamız olacak… Bunları hatırlamak Pazartesi sendromunuza #iyigelecek.

1- Dünde takılı kalmayın!

Hayatınızı, ‘bölümlerden oluşan bir kitap’ olarak görün. Sayfanızı sürekli güncelleyin ve bir önceki bölüme takılı kalmayın. Hayat bir hikâye ise, sonunu mutlu sona çevirmeye çalışın.

pazartesi sendromu

2- Ne kaçırdığınızı değil, neye sahip olduğunuzu umursayın!

Evet, bazen şans bizi teğet geçebilir. Hani demiştik ya hayat bir hikâye, aynı sayfada kalmayın diye… İşte size bir güncelleme daha! Tren kaçtıysa, arkasından bakıp üzülmek yerine; önüne geçip durakları yakalamayı deneyin.

hayat

3- Kendinizi sevin!

İnsanların sizi ne kadar sevdiğini düşünmektense, sizin kendinizi ne kadar sevdiğinize odaklanın. Önce kendinizi sevin, bağışlayın, barışın. Devamı zaten çorap söküğü…

kendini sevmek

4- Gelişime dur demeyin!

Kendinizi geliştirmeye hep devam edin. Yarın ölecekmiş gibi yaşayın; hiç ölmeyecekmiş gibi öğrenin. Öğrenmek, sizi hayata bağlar. Kendinizi geliştirmek, başarıya götürür, başarı da mutluluğa. Denklem bu kadar basit aslında.

gelişim

5- Kendinizi başkaları ile kıyaslamayın!

Ah, sakın! Bu sizi en çok dibe çeken durumlardan biri olabilir. Her şeyin fazlası zarar, hırsınızı olumlu yönde kullanın. Bırakın arkadaşınız terfi alsın, siz kutlayın ve kendi yolunuza bakın. Ne demiştik 3. maddede? Önce kendinizi sevin!

mutluluk

6- Kötü düşüncelerin üremesine izin vermeyin!

Marcus Aurelius’a kulak verelim. “Yaşamdaki mutluluğunuz, düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır.” Açalım biraz. Kötü kötüyü doğurur. Aklınıza kötü bir şey mi geliyor, hemen değiştirin bir ‘muadil iyi’ durumla. Bir deneyin, ne kaybedersiniz ki?

kötü düşünceler

7- Kendi sorunuzun cevabı olun!

Başka kimseye ihtiyacınız yok. Birilerinin sorunlarınızı çözmesini beklemek yerine, bir sorununuz olduğunda sizi yüzüstü bırakmayacak insanlara değer verin. Problemleri çözmek için illa bir cevap anahtarına gerek yok. Kendi sorunuzun cevabı olun!

sorular ve cevapları

Ve son: daima gülümseyin!

Daha çok sarılın, daha çok sevin, daha çok gülümseyin. Mutluluğa giden yolun en basit mimiğini atlamayın ve daima gülümseyin.

Belki de mutlu bir günün sırrı, gülümsemenizin ardındandır…

Ne dersiniz? 😉