Duble Sendromlu Pazartesi’yi Sevmemek İçin 7 Haklı Sebep!

Yok yani, zorla güzellik olmuyor. Sevemedik şu Pazartesi’yi, bir türlü yıldızımız barışmadı. Cuma kadar sevemezdik biliyoruz ama bari Salı’nın yarısı etseydi Pazartesi, o da olmadı; kısmet değilmiş 🙂 Ama sizce de sevmemekte haksız değil miyiz  Pazartesi’yi? Aşağıda haklı sebeplerimizi paylaşıyoruz, siz de bir göz atar mısınız?

1- Pazar Lüksünden Eser Yoktur!

Açız aç! Nerede o şaşalı Pazar kahvaltımız, nerede bu sabahın iki dilim arasına sıkışmış bi’çare peyniri… Dünü kral gibi yaşarken bugün hızlı bir düşüş yaşadık, atlatırız…

kahvalti

2- Salı, Çarşamba Haydi Neyse de Pazartesi Çok Zor!

İşe gitmek. Artık Pazar’ın rehavetinden midir, Cumartesi’nin eğlencesinden midir bilemiyoruz ancak haftanın hiçbir günü Pazartesi kadar dokunmuyor işte bunu biliyoruz.

3- Cuma’nın Eksikleri Pazartesi’yi Vurur!

Cuma’nın son dakika işlerinin ilk dakikalarını Pazartesi sabahı yaşarız. “Bu saatte iş mi gelir, Pazartesi yaparım.” cümlesinin acı okları, Pazartesi kalbimize kalbimize batar. Bu da güne şahane (!) bir başlangıç yapmamıza vesiledir.

pazartes-sendromu2

4- Hayattan Hiçbir Beklentiniz, Pazartesi Kadar Tez Gelmez!

Evlat olsa sevilmez. O kadar istersiniz, o kadar hayal edersiniz gerçek olmaz; ola ola Pazartesi olur. Bereketsizlik diz boyu!

5- Uykusuz Her Gece Bugün Pazartesi Ölesiye!

“Yarın uyurum.” diye diye ışık hızıyla geçen bir hafta sonu ve beraberinde yastığınıza verdiğiniz veda busesi…

pazartesi-sendromu

6- Stres Oluşumuna En Müsait Gündür!

Cuma ne kadar stressizse Pazartesi de melankoliye o kadar meyillidir. Pazartesi bizi buhrandan buhrana sürüklerken, dertler sabit olmasına rağmen Salı o kadar da kâbus değildir; bu da işin enteresanlığıdır işte.

7- Pazartesi Trafik Hâllenir!

Sebebi belli değildir ama trafik her günün aksine fazla heyheylidir. İstanbullular için köprü trafiği özellikle.

Pazartesi 7’sinde neyse 77’sinde de aynı aslında. Sevemedik gitti.

Pazartesi’nin tez vakitte geçmesi dileğiyle… Bi’tatlı molası?