Sadece Metrobüse Binenlerin Anlayabildiği 5 Durum!

Kimselerin binemediği, binip de inemediği, inip de ulaşamadığı yerdeyiz; metrobüsteyiz! Uzaktan gelen davul misali “Aman canım 20 dakikada karşıya geçiyorsun trafiksiz daha ne?” cümlesi ile bi’çare metrobüs yolcusunun kalbine ateşten oklar atan eşler, dostlar; size söyleyeceklerimiz var. Evet, trafiksiz şak diye gitmek istediğimiz yere ulaşıyoruz ancak o 20 dakikada neler yaşıyoruz bilen bilmeyen anlatsın! Gelin her sabah / akşam metrobüste neler yaşandığına dair minik bir kılavuz hazırlayalım.

Bunları yaşamayan, metrobüse bindim demesin!

1- Bekleyip bekleyip her seferinde körüğe denk gelmek ne acıdır! Siyah metrobüsü beklediğiniz yerde, umarsızca duran sarı metrobüs gelir ve bütün matematik hesaplarını sıfırlar. Çünkü siyahın açıldığı kapıda sarı açılmaz sonra bir bakarsınız körükle göz gözesiniz.

metrobüs

2- Geceden sarımsağı basan abiler ablalar, ertesi gün ‘hohlar içinde bir huşu’ şeklinde metrobüse biniverir. Haydi, sarımsaklı spagettiyi akşamdan yediniz tamam ama bari hohlama değil mi, bari konuşma değil mi? Güne sarımsakla başlamak pek sempatik olmayabiliyor.

3- Metrobüse binmeye çalışan ve her zaman arkalarda bir yerlerde boşluk olduğunu hayal eden yolcu. Kapı açılır, onlarca kişi tost olmuştur ama yolcu ısrar edip inanmıştır bu işe. Bir ses duyulur, uzaklardan “Ortalara ilerleyelim!” Siz de doğaüstü bir güç ile zaten otomatik olarak ortalara doğru kaktırılırsınız.

4- Metrobüsün sonundaki L koltuğu dramını bilir misiniz? Koltuklar L şeklindedir ve tam o L’nin birleştiği yerde, nereye ait olduğu belli olmayan bir koltuk vardır. İşte o koltuk dramdır, işte o koltuk ait olmamaktır. Ne sağa ne sola yanaşabilirsiniz, bacaklarınız birbirine yapışır ve yol boyu “Keşke ayakta gitseydim.” dersiniz.

metrobüs_kullanma_kılavuzu

5-  Trafik çilesini atlatmak şahane ama uzun turnike kuyruklarını da hesaba katmalı. Özellikle Cuma akşamları “Neden Cuma günleri bu kadar yoğun hala anlamadık?” diyenler, saatler 18:00’ı gösterdi mi normalinde üstünde oluşan metrobüs kuyrukları, hayatı zindan etmek için atakta bekler. Bir rüzgâr sizi alır otomatik olarak metrobüse atar; yürümenize de gerek yoktur, kalabalık zaten sizi ulaştırır.

Yani diyeceğimiz o ki metrobüste aslında hiçbir şey gözüktüğü gibi değildir. Çünkü metrobüs, bütçesi akbillerden oluşan bir Survivor’dır; ayakta duramayan adaya veda eder!

metrobüs_yolculuğu

Ah, unutmadan! Metrobüs yolcularını da unutmamak lazım.