Makrobiyotik Diyet Nedir?

Kendimiz için ideal vücuda kavuşmak ve daha sağlıklı bir yaşam sürebilmek
için her geçen gün yeni bir diyet şekliyle tanışmaya devam ediyoruz.
Makrobiyotik diyet de onlardan sadece biri. İlk kez duyduğunuz ya da belki de
çoktan uygulamaya başladığınız, ünlülere kadar birçok insanın benimsediği
makrobiyotik diyet nedir yazımızın devamında detaylı bir şekilde
öğrenebilirsiniz. İşte, detaylar…

1. Makrobiyotik Diyet Nedir?

Kelime anlamı olarak makro; büyük, uzun demektir. Bios (biyotik kelimesinin
kökü) ise yaşam demektir. Makrobiyotik diyet ya da beslenme şeklini de “uzun
yaşam için beslenme” olarak özetleyebiliriz.
Asya’da ortaya çıkmış yin-yang teorisini içine alan bir hayat felsefesinin
parçası olan, bitkisel kaynaklı beslenme düzenidir. Bu diyet düzenine göre ying
ve yangı dengelemek; ancak ağırlıklı olarak vejetaryen beslenerek ve şeker,
alkol gibi yüksek enerjili gıdalardan uzak durarak mümkündür. Bu şekilde
beslenerek tarım ve çiftçilik hayatının vücut ve beden sağlığının olumlu yönde
etkilediği düşünülmektedir.


2. Tahıl ve Bakliyatlar Vazgeçilmez

Makrobiyotik diyetin temelinde tam tahıllı besinler yer alır. Bu diyeti uygulamak
isteyenlerin yaklaşık %50-60 civarında esmer pirinç, arpa, yulaf, buğday, mısır,
çavdardan yapılmış gıdalar; %20-30 toprakta ya da deniz altında yetişen
sebzeler; %5-10 civarı mercimek, nohut, barbunya gibi baklagiller; %5 civarı
meyve, deniz ürünleri, arpa maltı, tahin gibi gıdalar tüketmesi öngörülür. Bu
sayede vücudun dengesi korunur.


3. Doğal Seçeneklere Yönlendirir

Günümüzde bulunması giderek zorlaşsa da doğal ürünlerin tüketilmesi
gerektiğini makrobiyotik diyet de vurgulamaktadır. Makrobiyotik diyetin başlıca
kurallarından biri sezon dışı ve yerel olarak üretilmeyen gıdaların tüketimine
karşı çıkmasıdır.


4. Makrobiyotik Diyetin Esasları Nelerdir?

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi makrobiyotik diyet, bir hayat felsefesinin
parçasıdır. Dolayısıyla içinde beslenmeden hayatın diğer alanınlarına kadar
uyulması gereken birçok esas barındırır. Makrobiyotik diyeti uygulamak
isteyenlerin davranışlarına katmaları gerekenlerden bazıları şu şekildedir:
– Günde 2-3 kez yemek yenmeli, yatma saatinden en az 3 saat önce yemek
yemek kesilmelidir.
– Beden sağlığı için yalnızca pamuk içerikli kıyafetler giyilmelidir.
– Doğada bolca vakit geçirilmeli, her gün en az 30 dakika yürüyüş
yapılmalıdır.
– Her besin 50 kez çiğnenmelidir.
– Rutin bir şekilde yoga, dans, aerobik, esneme hareketlerinden
yararlanılmalıdır.
– Mümkün olduğunca sıcak yerine soğuk duş alınmalıdır.
– Besinler yalnızca ateş, odun ya da gaz yardımıyla pişirilmeli; pişirme için
dökme demir, paslanmaz çelik ya da kilden yapılmış kaplar
kullanılmalıdır.


5. Makrobiyotik Diyetin Faydaları Nelerdir?

Makrobiyotik diyete uyduğunuz takdirde hayatınızda ve vücudunuzda birçok
olumlu değişim sizi bekler. İşte, makrobiyotik diyetin bazı faydaları:
– Lif bakımından zengin bir içeriğe sahip olduğundan sindirim sisteminin
çalışmasına olumlu katkıda bulunur.
– Kandaki lipid miktarının ve kan basıncının düşmesine yardımcı olur. Bu
sayede kalp, damar ve tansiyon hastalıkları riskini minimuma indirir.
– Yavaş yemek yeme, bol çiğneme kurallarıyla ihtiyacınızdan fazla
yemenizi önlemeye yardımcı olur. Bu sayede kilonuzu korumanızı ya da
ideal kilonuza inmenizi kolaylaştırır.
– Bitkisel temelli bir beslenme şekli olduğundan başta kolon ve mide
kanseri olmak üzere birçok kanser türünden ve diyabet gibi kronik
hastalıklardan korunmaya yardımcıdır.