Biz Demedik Bilim Dedi; Çığlık Atmak Faydalıymış!

Hani olur ya bazen; içinizden bir ejderha çıkası gelir, sözcükler şiddetle dökülürken sinirle karışıp ‘hööööörjfjvjdfods’ gibi anlamsız bir hal alır… Hani olur ya bazen söyleyecek çok sözünüz vardır ama kelimeleri seçemeyecek kadar doludur içiniz… İşte böyle zamanlarda imdadımıza koşan çığlık, meğer sanıldığı kadar kötü değilmiş. Hatta öyle ki çığlık atmak, beyindeki stres noktalarının salınımına ve otomatikman rahatlamamıza neden oluyormuş. Tabi biz rahatlarken başkalarının da bir o kadar rahatsız olması kaçınılmaz. Düşünsenize ofiste sinirlenip çığlık attığınızı? 🙂 Bu duruma bir hal çare bulmamız gerek diye düşünürken birden aklımıza çığlık atmanın şu metotları geldi…

ciglik-atmak

Denemek istiyorsanız, okumaya devam edin!

Adım 1 / Yalnız olun!

Evdekilere peşin peşin söyleyin ve korkmamalarını sağlayın. Sonra odanıza geçin ve bir yastık alıp başlayın çığlık atmaya 🙂 Yastık, sesinizin çok çıkmasını kesecektir.

Adım 2 / Uzanın!

Bir yoga minderi de olabilir, kafanızın altına yastık koyarak da. Uzanın ve basın çığlığı!

Adım 3 / Düşünün!

Sizi üzen ve kıran her şeyi… Çocukluğunuza dair bir tatsız anı da olabilir, sevgilinize olan hıncınız da. Bağırırken “Anne” ya da “Baba” diye haykırırsanız, en azından konu komşuya daha mantıklı bir açıklama yapabilirsiniz.

Adım 4 / Ağlayın!

Ağlamak güzeldir arada bakmayın siz… Gözyaşlarınız da bir stres atma yöntemi. Ağlamayı güçsüzlük olarak değerlendirmeyin; ağlayarak da çığlık atabilirsiniz.

Adım 5 / Şarkı Söyleyin!

Eğer bu maddeler kafanıza bir türlü yatmadıysa ve çığlık atmak için yeterli anı bir türlü yakalayamayacağınız düşünüyorsanız o halde yüksek sesle çığlık atar gibi şarkı söyleyin. Bu da en az çığlık kadar rahatlatacaktır dahası çığlık atmanın başka bir versiyonu da olabilir… Bahanemiz hazır nasılsa; “Şarkı söylüyorum????”

Çığlık atmaktan bahsettik ama bir şeyi unuttuk, dünya derdinin dünyada kaldığını arada hatırlıyorsunuz değil mi? Hayat, ağlayıp üzülmekle harcanmayacak kadar kısa. Hem unutmayın, bugün olmasını dilediğiniz şeye yarın olmadığı için sevinebilirsiniz; hayat bu… Belli mi olur? 😉