“Rengine Bakarım, En Koyu Yeşil Zeytinyağını Alırım!” mı Acaba?

Ne de yavan olur onsuz çoğu şey! Yemeklerin dostu, salatanın son dokunuşu; adıyla, tadıyla zeytinyağı… Zeytinyağlı tariflere sadece tadını değil adını da veren efsane yağın kullanımı konusunda emin miyiz? Bir araştırma yaptık ve sizin için zeytinyağı hakkında doğru bilinen ama külliyen yanlış olan kullanımları hazırladık. Tazelikten ve lezzetten ödün vermemek için, sizi aşağıda bekliyoruz.

zeytinyağı

Bunları neden yapıyoruz?

1- “Mutfak dekoruma uyan plastik bir şişem var, zeytinyağımı onun içine koyuyorum hem dekoratif oluyor hem kolay kullanılıyor.”

Şık dekor güzel tabi… Ancak unutmayın ki zeytinyağının 2 düşmanı; güneş ışığı ve oksijen. Şeffaf ya da plastik şişeler ise en büyük suç ortağı! Zeytinyağınızı cam şişede alıyor ancak sık kullanım için başka şişeye transfer ediyorsanız, bu şişenin koyu yeşil ya da koyu kahverengi olmasına dikkat edin. Özellikle plastik şişeler güneşi çekecek ve zeytinyağının kokarak bayatlamasına neden olacaktır. Dekor iyi ama koku ı-ıh!

2- “Elimin altında oluyor, ocakta yemeğim varken hemen uzanıp alıveriyorum.”

Mutfakta pratik bilgileri ve hayat kolaylaştıran yöntemleri en az sizin kadar destekliyoruz ancak gıdada kolay yöntemden de kaçınıyoruz ne var ki. Isı ve aydınlık ışık, zeytinyağınızın ömrünü kısaltacak ve polifenole neden olacaktır. O yüzden ocağın hemen yanı değil, biraz daha mesafe koysanız daha iyi olacaktır bize sorarsanız.

zeytinyağının_faydaları

3- “Rengine bakarım, en koyu yeşil hangisiyse onu alırım!”

Biliyor musunuz, aslında zeytinyağının kalitesinin renk ile hiçbir ilgisi yoktur. Çok koyu yeşil, canlı yeşil, yumuşak altın sarısı ve daha pek çoğu… Zeytinyağı, işlem görmeden önce tamamen zeytinin renk ve kalitesine göre belli oluyor. Yani aslında sarımtırak bir zeytinyağı da sizin tercih ettiğiniz koyu yeşil gibi kaliteli olabiliyor. İçeriğindeki oranlara bakarak dış görünümden anlayabilirsiniz ancak esas kalite tat ile belli oluyor. Eğer ilk yutkunduğunuzda hafif acımsı ve şarap gibi bir tat hissediyorsa damağınız, nokta atışı yapmışsınız demektir!

4- “Markete gider gitmez 1 şişe yağ alır, tüm yemeklere kullanırım. Çok da güzel olur!”

Bir müsait zamanınızda şunu da dener misiniz? Günlük yemeklere kullandığınız zeytinyağının yanına, daha uygun ebatta bir şişede başka bir zeytinyağı daha alın; daha kaliteli ya da esansı daha özel ve konsantre olan. Bu zeytinyağını, özel mönülerde ışıltı için kullanabilirsiniz. Örneğin şahane bir salatanın son parlaklığı için ideal. Her zeytinyağı, her yemeğe uymayabilir; dahası tadını olumsuz etkileyebilir. Bir deneyin deriz.

5- “Zeytinyağımı her sıcaklıkta kullanırım, dereceye bakmam normal yağ gibi kullanırım!”

Kızgın sirke sadece küpüne değil, zeytinyağına da zarar! Özellikle sote sebzelerde çok kızgın yağ, zeytinyağının tadını acılaştırır ve lezzetini bozar. 360° F ısıyı öneren yemeklerde, zeytinyağını kullanmasanız daha iyi olacak gibi duruyor. Bu arada sote sebze demişken; Siz de sebzelerin çabucak pişip, yanmaya yüz tutmasından şikâyetçi misiniz? Eğer cevabınız evetse bir yöntemimiz var; http://migrostv.migros.com.tr/sebzelerin-fazla-pismesini-onlemek-icin-2/

zeytinyağının_yararları

6- “Ben yağları toptan alıyorum. Bir aldığım yağı uzun zaman kullanıyorum!”

Evet, zeytinyağının ömrü çoktur. Ancak evladiyelik değildir! Yağın ideal saklama süresi -konsantresine göre değişmekle birlikte- 24 aydır. 24 ayı geçirmemeye gayret edin.

Hayatınızın, zeytinyağı kıvamında pürüzsüz ama konsantre geçmesi dileğiyle!

Yine buluşacağız! 😉