“Fıstık Benim Olacak!”: Kıskançlık ile Baş Etmenin 6 Yolu!

Türk Sineması’nın unutulmaz repliği; “Fıstık benim olacak!”. Kıskançlığımızın temeli Şişko Nuri’ye dayanıyor olmasa da kıskançlık zor huy vallahi… Eğer başa kıskançlık geldiyse ve günden güne çekilecek çile olmama yolunda ilerliyorsa, sanırız bu bilgiler sizlerin de hislerinize #iyigelecek. Gelin bol köpüklü bir Türk kahvesi eşliğinde başlayalım sohbetimize…

elma

1- Hmmm, acaba neden?

Kimi kimden ya da neyi neden kıskandığınızı biliyor musunuz yoksa kendi hayalinizde kurduğunuz senaryolara inanıyor ve bunu gerçekmiş gibi mi yaşıyorsunuz? Bu mühim bir konu. Bir kere hayalinizde canlanan senaryonun kurbanı olmayın, gerçeklere yoğunlaşın hayallere ya da ‘ya öyleyse’lere değil. Sebebi bulduktan sonra, çözümü daha kolay olacaktır.

2- Liste oluşturun!

Kıskandığınız ya da sizi çıldırtan şeyleri beyaz bir kâğıda, büyük harflerle yazın. Bunları yazarak ‘üzerine düşünmek’ mantığınıza daha çok yatacaktır. Düşünce, düşünceyi doğurur çünkü ve bunları yazarak görmek daha etkili olabilir.

3- Kabullenin!

Evet, söylemesi zor belki ama  kıskançlığı yenmenin önemli adımlarından biri ‘kabullenmek’. Kişileri değiştirmek için uğraşmak size zaman kaybından başka bir şey getirmeyecektir. Bunun yerine kıskandığınız konu her ne ise kabullenmeye çalışın. Çünkü ‘o’ böyle!

meyveler

4- Kıyaslamaktan vazgeçin!

Kıyaslamak ya da ‘… gibi olmak’ da size zarar veren bir başka olgu. Artık kendinizi başkaları ile kıyaslayıp mutsuz olmaktan kaçının. Evet belki kusursuz bir fiziğiniz yok ya da göz yaşartan bir kariyeriniz ama sizi siz yapan bir şeyler mutlaka vardır. Kendinizdeki ‘fark’ı keşfedin ve detaylarda boğulmayın.

5- Yenilmezi oynamayın!

Tamam güçlüsünüz, kendinize inanıyorsunuz. Ancak direkt “kaybetmem”i de oynamayın. Yani günün birinde o çok sevdiğiniz ve uğruna kıskançlık krizlerine girdiğiniz kişi hayatınızdan gidebilir de… Yaptığınız kıskançlıklar onu kaybetmeye engel değil ki. Eğer gideceği varsa zaten gider. Güçlü olmak güzel şeydir, hırslara yenilmemek kaydıyla!

6- Asla Oyun Oynamayın!

Kıskançlığa kıskançlık ile karşılık vermek, sizi küçük düşürebilir ve hatta komik duruma da! Onu kıskanıyorsanız, onun da sizi kıskanacağı davranışlar sergilemeniz hatanın temelini oluşturur. Biz kıskançlığı yenmeye çalışıyoruz, şimdi oyunun sırası değil!

Öfkeyle kalkıp zararla oturmamak ve sirke küpüne zarar veren keskin sirke olmamak için önce kendinize güvenin ve gerisini hayal gücünüzle kurduğunuz senaryolara değil ‘gerçeklere‘ bırakın.

Su akar yolunu bulur zaten…

😉