Çalışan Anneler İçin 11 Pratik Öneri

Sabah işe gitmek için kapıdan çıkarken ”anne gitme” diyen bir ses kendinizi kötü hissetmenize neden olur. Duyduğunuz vicdan azabı çoğu zaman işe gitmekten ağır basar ama gitmek zorunda olduğunuz bir işiniz vardır ve bunu değiştiremiyorsunuzdur. Evde ya da dışarıda çalışan bir anne iseniz sorumluluklarınız artmış, zaman sıkıntısı yaşamaya başlamışsınız demektir. Özellikle büyük şehirde yaşayan ve çalışan anneler için şehir trafiği de eklenince kimi zaman çalışmak çocuklarımızdan çaldığımız zaman anlamına gelebiliyor. Bu durumu olabildiğince azaltmak ve olumlu hale getirmek için size altın değerinde önerilerimiz var:

anne

1-Annelik, ilk başladığı günden itibaren uzun uykularla vedalaşmak anlamına geliyor. Bir ebeveynin uyuması gereken süre 7-8 saattir. Bu süreyi uyuyabiliyorsanız şanslısınız. Özellikle hafta sonları güç içerisinde bebeğinizin uyuduğu saatlerde kısa şekerlemeler yaparsanız, kendinizi çok daha zinde hissedebilir ve yeni başlayacak haftaya mutlu bir yüzle başlayabilirsiniz.

2-Gününüzü planlayın. İş yerinizdeki zamanı verimli kullanın ve eve iş getirmemeye özen gösterin; kısaca işinizi iş yerinde halledin. İş çıkışı yapacaklarınızı, hafta sonu planlarınızı önceki günlerde belirleyin. Hatta iş akışınızın arasında veya öğle yemeği molasında 10 dakika ayırıp alışveriş sepetinizi hazırlayabilir, akşam eve dönerken markete uğramak zorunda kalmayabilirsiniz. Bu, zamanı iyi değerlendirebilmenizi sağlar.

anneler

3-Anneleri işe başlayan çocuklar kimi zaman ayrılık kaygısı taşıyabilirler. Çocuğunuza evden çıkarken yalan söylemeyin, göz hizasına inin ve akşam şu saatte döneceğim diye telkinler verin. Zamanla alışacak ve bu durumu kabullenecektir. Siz de böylelikle kaygı taşımadan işe gidebilir, işlerinizi sağlıklı bir şekilde yürütebilirsiniz.

4-Beraber olduğunuz zamanları iyi değerlendirin. Kaliteli zaman diye adlandırılan süre çalışan anneler için oldukça kıymetlidir. Akşam eve geldikten sonra mümkün olduğunca çocuğunuzla oyun oynayın, onu dinleyin, sohbet edin… İşi işte bırakın ve ertesi gün yapacaklarınızı akşamdan düşünmeye başlamayın.

5-Çalışıyor olduğunuz için suçluluk duygusuna kapılmayın ve çocuğunuzun üzerine gerekenden fazla düşmeyin. Bu durum onda siz kötü bir şey yapıyorsunuz ve bunu telafi etmek için uğraşıyorsunuz algısı yaratır. Günlük rutinlerinizi çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz şekilde düzenlemeniz yeterli olacaktır.

calisan-anne

6-Anne, eş, çalışan kadın rolleri arasında yaşayabileceğiniz sıkıntıları olabildiğince eve yansıtmayın. Eşinizden, annenizden, yakın gördüğünüz kişilerden yardım isteyin. Sıkıntılı anlarınızı mutlaka anlatarak paylaşın. Çözümsüz durumlar için bir uzmandan da yardım alabilirsiniz.

7-Ev temizliğini ya da hafta sonu yapılması gereken alışveriş gibi rutin işleri eşinizle paylaşarak yapabilirsiniz.

8-Kendinize mutlaka zaman ayırın; birkaç saat bile olsa… Çocuğunuzu güvenebileceğiniz bir bakıcı ya da aile büyüğüne emanet edin. Kreş de güçlü seçenekler arasındadır.

9-Hayatınızdaki her şeyi mükemmel hale getirmek sonuçsuz bir çaba olacaktır. Elinizden geleni yaptıktan sonra ”olduğu kadar” demeyi bilmelisiniz. Unutmayın; çocuğunuzun mükemmel bir ebeveyne değil onu sevdiğini hisseden annesine ihtiyacı vardır.

calisan-anneler

10-Çalışıyor olduğunuz için kendinizi yetersiz hissetmeyin. Çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için ihtiyacı olan şey sizinle kaliteli zaman geçirmektir. Tüm zamanlarınızı birlikte geçirmeniz olumsuz sonuçlar dahi yaratabilir. Onunla geçireceğiniz keyifli zaman dilimleri yaratın. Emin olun; bu onu çok daha fazla mutlu edecektir.

11-Sevginizi ve ilginizi eksik etmeyin. Yakınında olmasanız dahi her zaman onun yanında olduğunuzu hissettirin. Gün içerisinde iş yerinizden telefon açın, onu sevdiğinizi belirten cümleler çocukların rahatlamasına ve günün geri kalanını iyi hissederek geçirmesine yardımcı olacaktır.