Haftaya Daha Üretken Başlamak İçin Bırakmanız Gereken 5 Alışkanlık

Pazartesi sendromu nedir, Pazartesi günü neden sevilmez, hafta sonu niye bu kadar çabuk geçiyor, Pazartesi gününe pozitif başlamanın yolları derken yine bol ‘Pazartesi’li cümleler kurar olduk. Peki, nedir bu Pazartesi’yi sendromlu kılan? Rahat bir hafta sonundan çıkmak olsa gerek. Ancak gelin görün ki günlerden Pazartesi olsa bile hala üretken ve yaratıcı olabiliriz. Yapmanız gereken yalnızca bazı alışkanlıklarınızı şimdilik ötelemek. Gelin neler olduğunu aşağıda konuşalım.

1- Çok çalışmaktan vazgeçin evvela. 24 saatin bilmem kaç küsur saatini aralıksız çalışmaya ayırmak marifet değil, üretkenliğinize ket vurmak demek. Bunu için mutlaka ara verin ve durmaksızın çalışmayın. Daha üretken olduğunuzu göreceksiniz.

ofis hayatı

2- Çok sık evet demeyin. Bir kere her şeye evet demek sizden çok şey götürebilir. Peki hangi durumlarda hayır demeli? Örneğin işin sonucunda size çok zaman kaybettirecek bir şey ise hayır diyebilirsiniz. Üretkenlik, hatır gönül işi demek değil bu nedenle ne olursa olsun ara hayır diyebilmeyi alışkanlık haline getirin bizce.

ofis

3- Her şeyi kendiniz yapmaktan vazgeçin. Evet, birine laf anlatana kadar kalkar kendim yaparım diyebilirsiniz ancak unutmayın ki elinizdeki işleri insanlara dağıtmak sizi daha üretken yapacaktır.

toplanti-ofis-hayati

4- Mükemmel olmayı bırakın. Kimse mükemmel değildir, siz de mükemmeliyetçi zihinden bir an evvel çıkmaya bakın. Biz her ne kadar her şey mükemmel gitsin istesek de dış etkenler buna engel olabiliyor olan da bizim zaman kaybımıza oluyor. Bu nedenle mükemmeliyetçilikten biraz feragat etseniz daha iyi olabilir deriz.

ofis

5- Ara sıra boş boş oturup tavana bakın 🙂 Korkmayın bunu yalnızken yaparsanız kimse size deli demez 🙂 Ara sıra beyninizi sıfırlamanız için durmalı, boş boş bakmalı ve bir şey düşünmemelisiniz. Bu yalnızca beyninize değil, ruhunuza da #iyigelecek. Sakinlik, üretkenliğinizi arttırabilir.

ofis

Bunları yaparsanız üretkenliğiniz %100 artar kadar iddialı olmasa da cümlelerimiz, yine de ilk adım için hiç de fena sayılmaz. Hem ne kaybedersiniz ki?

Ofisin tabanı ne güne duruyor? 😉