Sağlıklı Bir Ramazan Sofrasının 8 Sırrı!

Nefse hâkimiyetin, manevi huzur ile buluştuğu eşsiz huşu dönemi… Bir empati belki de; açın halinden anlayan tok için… Alameti mahyadır, gece 3-5 nöbetidir ve davul sesidir uzaktan hoş gelen… Işıklarıyla, bereketiyle, sabrı ve sükûnetiyle; hoş geldin ya şehr-i Ramazan!

Ramazan ayının sofralara getirdiği bereket, tartıda ‘hezimet’ ile sonuçlanmasın diye sizin için birkaç öneri kaleme aldık. İşte sağlıklı ve zinde bir Ramazan için yapılması önerilenler.

1- 45 Saniye Kuralı!

Tamam, anlıyoruz. Çok açsınız ve mutlu sona ulaşmak için sayacak lokmanız kalmadı. Ancak şu meşhur 45 saniye kuralını şimdi uygulamanın tam zamanı. Yemeği, ağzınızda 45 saniye çiğneyin. Bu, hem uzun süren açlığınızın ‘sağlıklı’ sonu olacak hem de midenize birden yüklenmemiş olacaksınız. Unutmayın, 45 saniye azar azar…

yeşillik

2- Akdeniz Akşamları!

Geleneksel yaz şarkısıdır değil mi? 🙂 Ancak bu sefer işin melodisine değil mutfağına yoğunlaşıyoruz. Ramazan süresince Akdeniz mutfağı size #iyigelecek. Beyaz et, süt ürünleri, sebze ve salata ağırlıklı beslenmek tam bir mide dostu hareket olacaktır!

akdeniz_yeşillikleri

3- İftar ile Sahur Arası Sadece 2 Litrecik!

Evet, düşününce birden fazla gelmiş olabilir. Ancak Ramazan süresince yaşayacağınız su kaybının, böbreklerinizi üzmesini istemezsiniz değil mi? Bunun için yapmanız gereken çok basit; bir şişe su ve kararlılık. İftarınızı açtıktan sonra sahura kadar 2 litre su içmeyi adet edinin, böylelikle gün içinde susamayacağınız gibi bir de üstüne sağlıktan ödün vermeyeceksiniz. Bu arada hazır konu susamaktan açılmışken, gün boyunca susuzluğunuzu en aza indirmenin pratik ve tek lokmalık yolu nedir biliyor musunuz? Çilek! Son lokma olarak ağzınıza atacağınız bu sevimli kırmızı, gün boyu içinizi ferah tutacak ve ağzınızda hoş bir tat bırakacaktır.

su

4- Kas Yorgunluğu Yaşıyorsanız Sizi Şöyle Alalım!

Evet, tam buraya… Ramazan süresince kaslarınızda bir boş vermişlik, bir huzursuz haller, bir kaprisler hissediyorsanız size şifa niyetine şahane bir önerimiz var; hurma! İçinde bulunan kalsiyum tam bir kemik dostu. Ayrıca ödem, şişkinlik ve sinir sistemi için gerekli magnezyum ve fosfor da bol miktarda bulunuyor. Gelin hurma ile nefis bir tarif yapalım. Mesela hurma dolması nasıl geliyor kulağınıza? Tarif detayları için tıklayın!

cikolatali-hurma

5- Kalbim Sana Bir Şey Olmasın!

Kalbi korumak mühim tabi; sağlık açısından! 🙂 Peki Ramazan süresince kalbimizi korumak için ne yapmalıyız. İsterseniz yemek içmekten çok, işin uygulama kısmına değinelim bu sefer de. İftardan sonra  ne de tatlıdır şekerleme yapmak… Peki, bu şekerlemenin hayati risk taşımaması için ne yapmalı? Cevabı basit; sağ tarafa yatın! Midenin anatomik şekli nedeniyle, sol tarafa yatmak kalbinizi ve ciğerlerinizi sıkıştırabilir. Bu nedenle şekerleme yapmadan önce sağ tarafınıza yatmanızda fayda var.

uyku

6- İftardan Hemen Sonra İlk Önce Ballı Su!

Orucunuzu açtıktan sonra, boş olan sindirim sistemini rahatlatmak için ballı su içmenizde fayda var. Ballı su, midenizi dinlendirecek ve sindirim problemlerinizi de ortadan kaldıracaktır. Ancak siz yine de en doğru çözüm için önce doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin!

bal

7- Bi’ kâse Çorba?

İftar sofrasının sultanını sona sakladık; çorba! Midenin yumuşaması ve açlıktan sonra asit salgısını engellemek için çorba birebir. Özellikle yayla çorbası, domates çorbası veya mercimek çorbası ideal.

çorba

8- BONUS: Kayınvalideyi Gülümseten İftar Sofrası!

Bir iftar sofrası düşünün ki Osmanlı’nın geleneksel mutfağı, 2000’li yıllar ile buluşsun; ortaya çıkan sentez göz doldursun! İftar sofranızla fark yaratmaya ne dersiniz? Öyle bir Mahmudiye tarifi yaptık ki! Detaylar için lütfen tıklayın.

mahmudiye

Kahkaha ile buluşan huzur, bereket ile dolan sofra, mutlulukla kaynayan çorba; Ramazan’ın tadı tuzu da bu değil midir aslında?